top of page

Chungking Express: Kalabalığın içinde yalnızlığın ritmi

12 saat önce
4 dakikada okunur

Bir şehirde her gün yüzlerce insanın yanından geçeriz. Bir omza sürtünür, aynı tezgâhta yemek bekler, bir bakışla karşılaşırız. Çoğu zaman bunların hiçbirini hatırlamayız. Fakat bazen hayatımızı değiştirecek kişi, henüz adını bile bilmediğimiz o yabancıdır. Wong Kar-wai’nin Chungking Express’i, bu küçük ihtimallerin peşinden gider. Neon ışıkları, dar koridorlar ve tekrar tekrar çalan aynı şarkı arasında, birbirine yaklaşmayı beceremeyen insanların hikâyesini anlatır.

Chungking Express filminden kare

1994 tarihli film, ayrılık acısı yaşayan iki Hong Kong polisinin çevresinde kurulan iki hikâyeden oluşur. Takeshi Kaneshiro’nun canlandırdığı 223 numaralı polis ile Tony Leung’un canlandırdığı 663, farklı kadınlarla karşılaşır; hayatları aynı şehrin ve Midnight Express adlı yemek büfesinin çevresinde birbirine yaklaşır.

Yazı, filmin önemli sahneleri ve finali hakkında ayrıntılar içerir.

223: Bir ayrılığın son kullanma tarihi

223 numaralı polis, sevgilisi May’in ayrılığını hemen kabul edemez. Kendisine bir süre tanır: 1 Mayıs’a, yani doğum gününe kadar bekleyecektir. Bu bekleyiş boyunca son kullanma tarihi 1 Mayıs olan ananas konserveleri alır. May ananası sever; böylece her kutu, geri dönmesi için saklanan küçük bir ihtimale dönüşür.

Bir konservenin üzerindeki tarih kesindir. Bir ilişkinin ne zaman sona erdiğini anlamaksa çoğu zaman bu kadar kolay olmaz. Son konuşma mı bitiştir? Telefonun artık çalmadığı gün mü? Yoksa karşı tarafın gitmiş olduğunu içimizde ilk kez kabul ettiğimiz an mı?

223, duyguların belirsizliğini bir takvimin içine yerleştirmeye çalışır. Beklemek için bir gerekçe, vazgeçmek için bir gün bulur. Ananas kutularını biriktirirken, aslında henüz bitirmeye hazır olmadığı bir ilişkiye zaman kazandırır.

Bu davranışın hem komik hem hüzünlü olması, filmin tonunu belirler. Kalbi kırılmış insanın küçük mantıksızlıklarını tanırız. Bir mesajı silmemek, bir eşyayı saklamak, tesadüfen karşılaşılabilecek bir yere tekrar gitmek… Ananas konserveleri de bu tanıdık bekleyişin tuhaf ve sevimli biçimidir.

Son kullanma tarihi: Belirsiz bir kayba çizilmeye çalışılan sınır

Ananas: Giden kişinin zevklerinin, kalan kişinin gündelik hayatında yaşamayı sürdürmesi.

Doğum günü: Yeni bir yaşa geçerken eski bir ihtimalden ayrılma zorunluluğu.

Sarı peruklu kadın: Aynı gece, farklı yalnızlıklar

Brigitte Lin’in canlandırdığı sarı peruklu kadın, ilk hikâyeye başka bir hız getirir. Onun dünyasında beklemekten çok yetişmek, saklanmak ve hayatta kalmak vardır. Peruk, güneş gözlükleri ve trençkot, yüzü görünen ama kimliği erişilmez kalan bir insan yaratır.

223 ile karşılaşmaları, romantik bir yakınlaşmanın alışıldık adımlarını izlemez. Aynı geceyi paylaşırlar; fakat o gecenin anlamı ikisi için de farklıdır.

Birinin konuşmaya ihtiyacı vardır, diğerinin uyumaya. Biri yeni bir başlangıç arar, diğeri birkaç saatliğine güvende olabileceği bir oda.

Wong Kar-wai bu karşılaşmanın içindeki küçük dikkati önemser. İki yabancı birbirini bütünüyle anlayamaz; yine de aralarında kısa süreli bir şefkat oluşabilir. Her yakınlığın büyük bir hikâyeye dönüşmesi gerekmez. Bazen bir gecenin yalnızlığını hafifletmesi yeterlidir.

663: Eşyalarla konuşan bir adam

İkinci hikâyede 663 numaralı polis, ayrılığı evindeki nesnelere dağıtır. Sabunla, havluyla ve oyuncaklarla konuşur. Onların değiştiğini, yorulduğunu ya da üzüldüğünü düşünürken kendi içindeki değişimi anlatır.

Bu sahnelerin mizahında bir savunma vardır. İnsan bazen kendisine doğrudan söyleyemediği şeyi başka bir varlığa söyler. Bir havlunun hâlini tarif etmek, kendi yalnızlığını kabul etmekten daha kolay olabilir.

Evin düzeni sürer, gündelik alışkanlıklar devam eder. Fakat o düzenin içinde eksilen kişi, her eşyanın anlamını değiştirmiştir. 663’ün evi, giden bir insanın yokluğuyla yaşamayı öğrenmeye çalışan bir hafızaya dönüşür.

Tony Leung’un oyunculuğu bu duyguyu küçük hareketlerle taşır. Yorgun bakışlar, kısa duraksamalar ve dalgınlık, karakterin söylemediği şeyleri görünür kılar. Hayatına devam ediyor gibidir; dikkati ise hâlâ geride kalmıştır.

Chungking Express filminden kare

Faye: Bir başkasının dünyasında yer açmak

Faye Wong’un canlandırdığı Faye, bu dalgın dünyaya hareket getirir. Büfede çalışırken yüksek sesle müzik dinler, kendi ritmine göre davranır ve 663’e duyduğu ilgiyi çoğunlukla dolaylı yollarla gösterir.

Onun evine habersizce girip eşyaları değiştirmesi, filmin en oyunlu ama aynı zamanda en huzursuz edici taraflarından biridir. Sahnelere hâkim olan neşe, bu davranışın izinsizliğini ortadan kaldırmaz. Faye’nin yakınlık arzusu, karşısındaki insanın sınırlarını aşar.

Bu nedenle evi değiştirmesini yalnızca romantik bir jest olarak okumak eksik kalır. Bir yandan durmuş bir hayata canlılık taşır; diğer yandan, henüz kurulmamış bir ilişkiyi tek başına yaşamaya başlar.

Anahtar: Bir eve giriş imkânı ile bir insanın hayatına kabul edilmek arasındaki fark.

Değişen eşyalar: Söylenemeyen bir duygunun bıraktığı izler.

Dalgınlık: Gözümüzün önündeki değişimi, geçmişe bakarken kaçırmak.

Faye’nin enerjisi ile 663’ün durgunluğu arasındaki fark, ikinci hikâyenin ritmini oluşturur. Biri sürekli hareket ederken diğeri değişimi yavaş yavaş fark eder.

“California Dreamin’”: Bir şarkının içinde başka bir hayat

The Mamas & the Papas’ın California Dreamin’ şarkısı, ikinci hikâye boyunca tekrar tekrar duyulur. Faye’nin çalıştığı küçük büfenin içinde, uzak bir yere ilişkin düşünceyi canlı tutar.

Şarkı her başladığında aynı mekânı görürüz; fakat o mekânın içinde başka bir hayatın ihtimali dolaşır. Faye, gündelik işini yaparken zihninde çoktan başka bir yere gitmiş gibidir.

Tekrar burada bir karakter alışkanlığına dönüşür. Bazı şarkıları dinlerken yalnızca müzik duymayız; olmak istediğimiz kişiyi, yaşamak istediğimiz yeri ya da henüz gerçekleşmemiş bir karşılaşmayı düşünürüz. Faye’nin California’sı, gitmeden önce içinde yaşamaya başladığı bir ihtimaldir. Faye Wong’un seslendirdiği, The Cranberries’in Dreams şarkısının Kantonca uyarlaması Dream Lover ise bu düş duygusuna başka bir ses verir. Filmdeki oyuncu ile şarkıyı söyleyen kişinin aynı olması, Faye’nin görüntüsü ve müziği arasında özel bir yakınlık kurar.


Hong Kong: Herkesin farklı bir zamanda yaşadığı şehir

Chungking Express’te şehir sürekli hareket hâlindedir. İnsanlar geçer, ışıklar değişir, işler devam eder. Karakterlerin iç dünyalarıysa bu hıza her zaman yetişemez.

Bazen çevredeki hareket bulanıklaşırken bir yüz ya da küçük bir davranış dikkatimizi toplar. Kalabalığın içindeki yalnızlık, bu görüntülerde fiziksel bir duygu kazanır. Dünya ilerlerken insan aynı düşüncenin çevresinde kalabilir.

Filmin iki hikâyesinde de zaman uyumsuzluğu vardır. Birinin beklediği anda diğeri gider. Biri yeni bir ilişkiye yaklaşırken diğeri eski ilişkinin izleriyle konuşur. Aynı şehirde bulunmak, aynı ana hazır olmak anlamına gelmez. Bu nedenle büfe, ev, otel odası ve sokaklar yalnızca karşılaşma yerleri değildir. Kaçırılan ihtimalleri de taşırlar. Birkaç saniyelik gecikme ya da söylenmemiş bir cümle, başka türlü gelişebilecek bir hayatı geride bırakabilir.

Chungking Express filminden kare

Bir yıl sonra: Aynı şarkı, değişen insanlar

Faye geri döndüğünde büfenin başında artık 663 vardır. Eskiden Faye’nin yüksek sesle dinlediği California Dreamin’, bu kez onun dünyasında çalar.

Müzik aynı kalmıştır, ama onu dinleyen insan değişmiştir. Başlangıçta aralarında mesafe yaratan ses, artık paylaşabilecekleri bir hatıraya dönüşür.

Final, ilişkilerinin geleceğini bütün ayrıntılarıyla açıklamaz. Bunun yerine yeni bir konuşmaya yer açar. Bu kez karşılaşma, önceki bekleyişlerin ve kaçışların ardından gerçekleşir.

Chungking Express’in sıcaklığı burada kalır: Kaybedilen her ihtimalin ardından hayat bütünüyle kapanmaz. İnsan değişebilir; bir zamanlar fark edemediği kişiyi, başka bir gün başka bir dikkatle görebilir. Bir ananas kutusunun tarihi geçer. Bir evin eşyaları değişir. Aynı şarkı yeniden başlar. Ve iki insan, belki ilk kez, birbirine yetişir.

Görseller: The Criterion Collection’ın Chungking Express ve Faye Wong üzerine sayfalarındaki film kareleri.

 
 
 

Yorumlar


taxtank bültenlerinden haberdar olmak için

abone olduğunuz için teşekkürler!

  • LinkedIn
  • Twitter
  • Siyah Instagram Simge
logo_band_colored_2x.png

taxtank, blog sayfasında informel nitelikte bilgi yaymayı amaçlar ve kâr amacı gütmez. taxtank.com.tr’de yer alan yazıların tamamı editörün özgür görüşlerini yansıtır. Bu yönüyle; oluşması muhtemel değerlendirme hataları ya da yazıların kullanılması suretiyle doğabilecek her türlü hukuki ve mali sorumluluğu kabul etmemektedir. Bu nedenle taxtank, somut konular özelinde profesyonel danışmalık almayı önermektedir. taxtank, Türkiye sınırları içerisinde korunan tescilli bir markadır. Yayımlanan yazıların her türlü hakları editöre ve TAXTANK DANIŞMANLIK AŞ'ne aittir. Editör adı ve taxtank.com.tr internet sitesine referans verilmeden alıntı, kopyalama, yayınlama vb. faaliyetler yapılamaz. Online Program sayfasındaki ürünlerle ilgili satış koşulları ise ayrıca ilgili sayfalarda belirtilmiştir. taxtank.com.tr internet sitesini kullanan herkes bunları kabul etmiş sayılır.

© 2022 by selcukguresci. Proudly created with Wix.com

bottom of page